Bilim Fen ve Teknoloji Kulubü Yıllık Çalışma Planı

2008-2009 öğretim yılı Bilim Fen ve Teknoloji Kulubü Yıllık Çalışma Planı

İndir

Afet haftası Hazırlık günü konuşması

 Sevgili Çocuklar;Bugün Afet Haftası Hazırlık Günü..

Öncelikle afet kelimesinin anlamına bakalım. Afet kısaca bir anlatımla ,İnsanlara zarar veren olaylara denir.

Afetler iki türlüdür.

1-Doğal Afetler

2- Teknolojik Afetler

Teknolojik Afetler: Nükleer santral kazaları, kimyasal ve endüstriyel kazalar, uçak kazaları, demiryolu afetleri, gemi kazaları, terörizm ile ilgili eylemler teknolojik afetler arasındadır.

Doğal Afetler: Deprem, dev dalgalar, volkanik patlamalar, toprak kaymaları, tropikal siklonlar, sel, kuraklık, çevre kirlenmesi, ormanların yok edilmesi, çölleşme, veba salgını gibi afetler bulunmaktadır.

Deprem ,yangın , sel ,çığ ,erozyon gibi doğal afetler can ve mal kaybına sebep olurlar. Tarih boyunca insanlar doğal afetlerin yıkıcı sonuçlarına maruz kalmışlardır. Hemen hemen her gün haberlerde gerek yurdumuzda , gerekse dünyadaki diğer ülkelerde meydana gelmiş doğal bir afet ve ağlayan insanları görürüz.

       Bu felaketlerle başa çıkabilir miyiz ? Evet bu mümkün.

Alacağımız tedbirlerle can ve mal kaybını önleyebilir yada en aza indirebiliriz. Bu tedbirleri öğrenmez  ve uygulamazsak beklenen felaketler kaçınılmazdır. Artık günümüzde okullarda doğal afet  eğitimi öğrencilere, teknoloji destekli olarak verilmektedir.Bu eğitim gerek derslerde gerekse uygulamalı olarak tatbikatlar şeklinde aktarılmaktadır.

Geleceğe, doğal afetlere karşı daha bilinçli bireyler yetiştirilmektedir.

Afet Günü şiir

AFET GÜNÜ

Afete karşı hazırlık,

Yapılmalı her yerde.

Deprem ,yangın,erozyon

Tedbirli ol sen de

Doğal afettir deprem.

Evler yıkar her an.

Eğer hazırlık yaparsak,

Korunur her can.

Yangın olursa evde,

Tutuşur kanepe ,perde .

Aman ! Sen dikkatli ol.

Düşmesin kimse derde.

Ağaç olmazsa bir köyde,

Sel olur o yerde .

Biz görevimizi yapalım.

Çevremizi ağaçlandıralım.

Uyarı ,ikaz ,alarm,

Tehlike anında çalan.

Tatbikat yaptık okulda.

Hepsini öğrendim tamam.

OKUL GÜNLÜĞÜ

OKUL GÜNLÜĞÜ

Çocuklar karnelerini aldılar.

Sevinçle tatile koştular.

Benim için hüzün .

Çocuk sesleri artık.

Bahçemde yok.

Sınıflarım bomboş

Sıralarımda oturanlar yok .

Tatil başlayınca içime

Bir hüzün çöker hep

Ağlamamak için

Kendimi zor tutarım

Tekrar okulların açılacağı

Günleri sayarım bir bir

Çocukların seslerinin özlemiyle

Bir gün yine okullar açılacak

Bahçemi doldurmuş olacak çocuklar

Hep bir ağızdan

Söyleyecekler andımızı

Onlar beni hissetmezler,

Bende onlarla birlikte söylerim

TÜRK’ÜM DOĞRUYUM ÇALIŞKANIM….

10 Kasım konuşması

10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA
 
 * * * * * Sayın müdürüm
 Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Gençler.
 Bu gün 10 Kasım…
 Cumhuriyetimizin kurucusu, bizlere özgürlüğümüzü bağımsızlığımızı sağlayan geniş ufuklu bir lider olan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aramızdan ayrılışını 70 ölüm yıldönümünde O’nu anmak üzere buradayız.
 Gözlerimizde bir damla yaş, yüreklerimizde sessiz hıçkırıklar yine Atatürk’ün huzurundayız. Bugün, bütün Türk Ulusu derin bir sessizlik içinde O’nun ruhunu sevgiyle anmaktadır. Bu sessizlik deniz uğultusu gibi içi ses doludur. Bütün acılarımızla, sevgilerimizle, özlem ve anılarımızla bu seste tekrar toplanmış bulunuyoruz.
 Gözlerimizin önündeki ışık yüzü henüz solmamıştır. Vatan üstündeki yiğit sesi her taraftan işitilmektedir. Mustafa Kemal adı, gönüllerimizde dalgalanan bir bayrak, damarlarımıza vuran bir nabız, içimizde açan bir taze bir tomurcuk, bir doğup bir daha batmayan güneştir.
 O’nun bir meşale gibi bütün yurdu aydınlata aydınlata dolaşan güzel başı ile aramızda görmemek elbette kayıpların en büyüğüdür. Türk tarihi M.Kemal’i yüzyılların içinde süze süze getirmiş ve bir 19 Mayıs sabahı Türk ulusuna tarihin en büyük ödülü olarak sunmuştur. *Onun atılışlarında binlerce neslin Türk ruhunun şahlanışı vardır. O’nun haykırışlarında binlerce yılın mahremiyetinden bir isyan, bir feryat vardır. O’nun içindir ki, ölümü ile yeryüzünün üstünde büyük bir ışık sönmüş ve dünya biraz küçülmüştür.
 Gençler! İnsanlar çeşit çeşit ölebilirler… Ölmeden evvel ölebilirler, sayılı yılarını bitirdikleri için ölebilirler. Fakat bir insan vardır ki, onu olaylar yıpratamaz, yıllar tüketemez. Herkese boyun eğdiren ecel onun manevi varlığına dokunamaz. Yeryüzünde hiçbir şey kaybolmaz ulus için yaşayanlar, ulusu yaşadıkça yaşarlar Atatürk bunun için yaşıyor. Büyük önder iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın.
 1881 Atatürk’ün doğum tarihidir. 1938 ise asla ölüm yılı olamaz. Bu tarih nacak ölümlü bedeninin dünyayı terk ettiği, gözlerini bu dünyaya yumduğu tarihtir. Bu iki tarih arasındaki yaşamı ise bir destandır, efsanedir…
 Atatürk, Osmanlı devletinin son dönemlerinde yetişmiş, yıkılış nedenlerini çok iyi etüt etmiş, kurtuluş çarelerini kesin olarak ortaya koymuş kurtuluşu halkının desteği ile gerçekleştirmiştir.
 Atatürk, Anafartalar’da, Conkbayırın’da Sakarya’da, Dumlupınar’da gördüğü düşman mermisine gözünü kırpmadan siper edebilmiş, Mehmetçikle omuz omuza düşmanlara karşı çok sevdiği vatanı savunarak Yunan’ı Ege’de denize dökmüştür.
 Atatürk ipi kopmuş tespih taneleri gibi dağılan Türk insanını Samsun’dan, Amasya’dan, Erzurum’dan, Sivas’tan, Malatya’dan, Gaziantep’ten, Şanlıurfa’dan kısaca yurdun dört bir yanından toplayıp Ankara’da tek bir bayrak altına, bir devlet çatısı altında birleştirmiş Anadolu insanının birliğini ve bütünlüğünü sağlamıştır.
 Atatürk, batılıların *“Hasta adam” diyerek masa üzerinde karış karış paylaştığı topraklarımızdan güçlü bir birlik ve beraberlik içinde çağdaş uygarlık seviyesinde bir devlet oluşturmuştur.
 Atatürk, “Egemenlik kayıtsız koşulsuz, ulusundur” diyerek Ulusal egemenliği ulusun eline vermiş kullandırmış, mazlum uluslara da öncülük yapmıştır.
 Atatürk, çalışmaya, araştırmaya, okumaya, tarihe çok önem vermiş, “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde güç bulacaktır” diyerek sizleri okumaya davet etmiştir.
 Atatürk, “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. *Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeter” sözleriyle kendisini anlamanız için ilke ve devrimlerini düşüncelerini anlamak gerektiğinin altını çizmiştir.
 Ve O’nun “ Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizlerindir! Cumhuriyeti biz kurduk O’nu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözü sizlere âdete bir vasiyet niteliğindedir.
 Şimdi bir kelime ile Atatürk sizlersiniz… O, zerreler halinde sizlere dağılmış ve ışıklar halinde gözlerinize yansımıştır. Ölümlü vücudu Anıtkabir de … Fakat ruhu ve aşkı sizin yüreklerinizdedir.
 Sevgili gençler! *10 Kasımlar sadece bir yas günü değildir. Aynı zamanda kararlarımızı, sözlerimizi yenileme günüdür.
 Atatürk’ün ölmez ruhunu ve sizin güzel yüzlerinizi bu sabah bu düşünce ve duygularla selamlıyorum…
 *Saygılarımla…

Y harfi sunusu

Y harfi sunusu. “Y” harfi görsel sunu 

İndirmek için tıklayınız

I harfi sunusu

“I”  harfinin kavratalması amacıyla hazırlanmış olan görsel sunu.

 İndir

10 Kasım şiiri

 BUGÜN 10 KASIM

Bugün 10 Kasım.

Bayraklar yarıya kadar çekilmiş.

Hüzünlü hüzünlü dalgalanıyor.

Ata’m ölmüş diye yas mı tutuyor ne .

Ağlamamak için sanki

Kendini zor tutuyor.

Bak ben ağlıyor muyum ?

Dimdik ayaktayım.

Sen de ağlama arkadaşım.

Atamızdan bize emanet ,

Al bayrağımız var.

Bugün 10 Kasım

Anamın gözleri yine çakmak çakmak ,

Belli ki yine ağlamış.

Sessiz ve derinden Ata’sına.

Ben ağlamıyorum

Sende ağlama anacığım ,

Biz Cumhuriyet çocuğuyuz.

Atamızın bize emanet ettiği

Cumhuriyetimiz var.

Bugün 10 Kasım

Öğretmenim derste hüzünlü,

Gözleri domur domur.

Saat 9 u 5 geçeyi bekler gibi.

Ha ağladı ha ağlayacak.

Ben ağlamıyorum öğretmenim.

Sende ağlama,

Atamızdan bize emanet ,

Güzel alfabemiz var.

Bugün 10 Kasım

Ankara’nın tozlu yollarında

Ellerimde çiçekler

On binler Anıtkabir yolunda

Ben ağlamıyorum.

Sende ağlama kardeşim

Atamızdan bize emanet.

Vatan topraklarımız var…..

                              

                                       HAKKI MUZAFFER ATMAN

Atatürk’ü Anlamak

Atatürk’ü anlamak
     Yıl 1938 10 Kasım; soğuk bir kasım sabahı. Kasım ayında sabahları İstanbul daha soğuk olur. Denizden esen sert rüzgar insanın kemiklerine kadar işler , insanın buz kestirir. Bugün ne var ne olacak bilmiyorum ortalık sakin ve sessiz. Gökyüzü karanlık hafıf hafıf yağmur bulutları toplanıyor. Rüzgarın etkisiyle dökülen , ama ağaçlarda kalan bu son bir kaç yaprak bile kıpırdamıyor. Tanrım ne bu sessizlik, sanki bir şeylerin habercisi gibi her şey beklemede…
    Yıl 1938 , 10 kasım Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ümüz hasta,
    Neredeyse tüm ömrünün büyük kısmını savaşlarda geçiren ve Türkiye’yi kurtaran ,savaşlardan sonrada kendini savaşmaktan yorgun düşmüş fakirleşmiş Türk halkına adayan yaptığı inkılap ve devrimlerle ayağa kaldıran Ata’m , Atatürk’üm hasta. Dolma Bahçe Sarayı’nın bir odasında hasta yatıyor. Başında Türk doktorlarından oluşan bir heyet bekliyor.
 Ata’m hasta yatağında bir ara gözlerini açıyor orada bulunanlara soruyor ” saat kaç ” bu Ata’mın son sözleri artık bir daha konuşamıyor ve komaya giriyor.
    Yıl 1938 ,10 kasım saat 9:05 geçiyor artık Ata’m yok. Genç Cumhuriyet’imizin kurucusu Önderimiz Ata’mız artık aramızda değil.Daha dün dizlerini yere vurarak ” Sarı Zeybek” oynayan ,kurduğu genç Türkiye Cumhuriyet’inin dimdik ayakta olduğunu tüm dünyaya gösteren ,” Yurtta Sulh Cihanda Sulh ” diye haykıran Ata’m, Atatürk’üm artık yaşamıyor.
     Ata’m sen iyi ki benim ülkemde doğdun ;
     Sonsuza dek benim ülkemin adıyla birlikte anılacaksın.
     Senin bu vatanı emanet ettiğin biz gençler senin ilke ve inkılapların doğrultusunda ve senin çizdiğin yolda hareket etmek olacaktır.
     Sen rahat uyu Ata’m…

                                                         HAKKI MUZAFFER ATMAN

K harfi sunusu

 K harfini kavratmaya yönelik olarak hazılanmış görsel sunu.

İndirmek için tıklayınız