10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA
 
 * * * * * Sayın müdürüm
 Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Gençler.
 Bu gün 10 Kasım…
 Cumhuriyetimizin kurucusu, bizlere özgürlüğümüzü bağımsızlığımızı sağlayan geniş ufuklu bir lider olan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aramızdan ayrılışını 70 ölüm yıldönümünde O’nu anmak üzere buradayız.
 Gözlerimizde bir damla yaş, yüreklerimizde sessiz hıçkırıklar yine Atatürk’ün huzurundayız. Bugün, bütün Türk Ulusu derin bir sessizlik içinde O’nun ruhunu sevgiyle anmaktadır. Bu sessizlik deniz uğultusu gibi içi ses doludur. Bütün acılarımızla, sevgilerimizle, özlem ve anılarımızla bu seste tekrar toplanmış bulunuyoruz.
 Gözlerimizin önündeki ışık yüzü henüz solmamıştır. Vatan üstündeki yiğit sesi her taraftan işitilmektedir. Mustafa Kemal adı, gönüllerimizde dalgalanan bir bayrak, damarlarımıza vuran bir nabız, içimizde açan bir taze bir tomurcuk, bir doğup bir daha batmayan güneştir.
 O’nun bir meşale gibi bütün yurdu aydınlata aydınlata dolaşan güzel başı ile aramızda görmemek elbette kayıpların en büyüğüdür. Türk tarihi M.Kemal’i yüzyılların içinde süze süze getirmiş ve bir 19 Mayıs sabahı Türk ulusuna tarihin en büyük ödülü olarak sunmuştur. *Onun atılışlarında binlerce neslin Türk ruhunun şahlanışı vardır. O’nun haykırışlarında binlerce yılın mahremiyetinden bir isyan, bir feryat vardır. O’nun içindir ki, ölümü ile yeryüzünün üstünde büyük bir ışık sönmüş ve dünya biraz küçülmüştür.
 Gençler! İnsanlar çeşit çeşit ölebilirler… Ölmeden evvel ölebilirler, sayılı yılarını bitirdikleri için ölebilirler. Fakat bir insan vardır ki, onu olaylar yıpratamaz, yıllar tüketemez. Herkese boyun eğdiren ecel onun manevi varlığına dokunamaz. Yeryüzünde hiçbir şey kaybolmaz ulus için yaşayanlar, ulusu yaşadıkça yaşarlar Atatürk bunun için yaşıyor. Büyük önder iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın.
 1881 Atatürk’ün doğum tarihidir. 1938 ise asla ölüm yılı olamaz. Bu tarih nacak ölümlü bedeninin dünyayı terk ettiği, gözlerini bu dünyaya yumduğu tarihtir. Bu iki tarih arasındaki yaşamı ise bir destandır, efsanedir…
 Atatürk, Osmanlı devletinin son dönemlerinde yetişmiş, yıkılış nedenlerini çok iyi etüt etmiş, kurtuluş çarelerini kesin olarak ortaya koymuş kurtuluşu halkının desteği ile gerçekleştirmiştir.
 Atatürk, Anafartalar’da, Conkbayırın’da Sakarya’da, Dumlupınar’da gördüğü düşman mermisine gözünü kırpmadan siper edebilmiş, Mehmetçikle omuz omuza düşmanlara karşı çok sevdiği vatanı savunarak Yunan’ı Ege’de denize dökmüştür.
 Atatürk ipi kopmuş tespih taneleri gibi dağılan Türk insanını Samsun’dan, Amasya’dan, Erzurum’dan, Sivas’tan, Malatya’dan, Gaziantep’ten, Şanlıurfa’dan kısaca yurdun dört bir yanından toplayıp Ankara’da tek bir bayrak altına, bir devlet çatısı altında birleştirmiş Anadolu insanının birliğini ve bütünlüğünü sağlamıştır.
 Atatürk, batılıların *“Hasta adam” diyerek masa üzerinde karış karış paylaştığı topraklarımızdan güçlü bir birlik ve beraberlik içinde çağdaş uygarlık seviyesinde bir devlet oluşturmuştur.
 Atatürk, “Egemenlik kayıtsız koşulsuz, ulusundur” diyerek Ulusal egemenliği ulusun eline vermiş kullandırmış, mazlum uluslara da öncülük yapmıştır.
 Atatürk, çalışmaya, araştırmaya, okumaya, tarihe çok önem vermiş, “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde güç bulacaktır” diyerek sizleri okumaya davet etmiştir.
 Atatürk, “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. *Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeter” sözleriyle kendisini anlamanız için ilke ve devrimlerini düşüncelerini anlamak gerektiğinin altını çizmiştir.
 Ve O’nun “ Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizlerindir! Cumhuriyeti biz kurduk O’nu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözü sizlere âdete bir vasiyet niteliğindedir.
 Şimdi bir kelime ile Atatürk sizlersiniz… O, zerreler halinde sizlere dağılmış ve ışıklar halinde gözlerinize yansımıştır. Ölümlü vücudu Anıtkabir de … Fakat ruhu ve aşkı sizin yüreklerinizdedir.
 Sevgili gençler! *10 Kasımlar sadece bir yas günü değildir. Aynı zamanda kararlarımızı, sözlerimizi yenileme günüdür.
 Atatürk’ün ölmez ruhunu ve sizin güzel yüzlerinizi bu sabah bu düşünce ve duygularla selamlıyorum…
 *Saygılarımla…